4 Ekim 2016 Salı

boşluğa koy beni



 Dışarıya bakıyorum
Şarkılar bile sağlamıyor yürümemi
Koşmak ise artık çok yaşlı
Vazgeçmiyorum ama yoruluyorum
Kuruyorum
Kelimelerden boğuldukça
Ruhum kaldırmıyor
Kalabalık ihaneti

Tek birinin yokluğu
Oturur anılarıma
Uzanmaz geleceğime

Ne zaman biter
Kavgamız
Ne zaman kavuşur
Kaybolan geçmişimiz


Zamansa çok ağır anlamlı bir kelime
Hızlı büyüdüm yokluğunla
Kimi koyarım senin yerine
Güçlüyüm onsuzda
Sadece sözde



19 Mayıs 2016 Perşembe

olması gerektiği gibi değil

         
Oldugu gibi yaşıyorum . Olması gerektiği gibiden çıktım çoktan .
Toparlamaya çalısıyorum ama toparlamak istemiyorum.Sanki akıntıyı bir bırakabilsem kendimi daha güzel şeyler olcakmış gibi. Ne akıntıya tamamıyla bırakabiliyorum ne de toparlayabiliyorum . Arada kalmak , kararsızlık hepten dibe çöktürüyor. Hep bu yaptırımlar . Ne aşık olmadan durabiliyorum ne de bunu yaşabiliyorum . Kimse sormuyor ne istediğimi sorun şu ben niye bekliyorum insanların sormasını . Maddeler üzerimde agırlık ,uzanıyorum odada bakıyorum masa,çanta,kıyafet,telefon bana ait ,istemediğim her şey benim tek istediğim yürümek ya yeni insanlarda gezmek ya da yeni yerlerde durmadan . Kendimi kitlesem odaya o da olmaz, biliyorum beynimin içinde agzımıza attıgımız sekerler gibi bir şeyler patlıyor sürekli. Tek kurdugum cümle daha fazla daha baskası

Bunu da yaşadım sıradaki gelsin ama daha farklı gelsin. Tekrarlanmasın insanlar,yerler sohbetler,sıkılıyorum ama bu öyle bir sıkıntı değil boşluktan,işsizlikten dünya dertlerinden değil.
Kendimden sıkıntı.İnsanlar sanki hologramdan ibaret varlar ama yanımda yok hiçbiri hepsi bir geceden birkaç hafta ya da festivalden ibaret . Farkında değilim ya da olmak istemiyorum bazı şeylerin.

27 Nisan 2016 Çarşamba

DÖN DÖN DURMA

                              
Az önce yazdıgım koca yazı şak diye silindi. Neyse bir daha yazarım . Hayatta böyle çabalarız ve bir anda boş, puf. Önemli olan enerji,içimizdeki gücü  ayakta tutma.Buhranlı ve hareketsiz kendini kilitlemeli bir dönemdeydim . Durdum silkelendim. Hayatta kötü şeyler oluyor,adaletsizlik,yıkımlar,acılar ama unutmamam gerek şey bu kötülükleri de biz yapıyoruz güzel seyleri de yani çıkıp uzaylılar hala katletmedi bizi , biz kendi kendimizi katlediyoruz. Ben insanları çok seven birisi değilim.Yalnız yaşamaya alışkın,bundan rahatsız olmak yerine huzurlu olan bir insanım.Neyse yine konudan konuya atlıyorum. Bir şeyler üst üste gelmeye başlayınca ,oturup evrenin bunu düzeltmesini beklemek yerine çünkü evren iyi ve cömert biri bizi terketmez naparsak yapalım yine de ben beklemek yerine kalkmayı ve bu sefer farklı koşmayı seçiyorum.Hayat kısa ve kuşlar uçmasın sadece bizde uçalım. İçimizdeki o yaşanmışlık gücü farkedelim. Aynaya bakarken saçına,rujuna da bak ama bir de gözlerine bak kendine yani "sen kimsin? ne yapıyorsun? " de. İnsanların  şu şöyle dediğini duyuyoruz bu sefer de sen söyle "sen öyle misin?" gerçekten. Bu sefer kendini sorgula.
                                                                (reklam kokusu)
                  Sabahları okula gidip,ordan işe geçtiğim ve gece yarılarına hatta sabahlara kadar
çalıştıgım sabah beşte işten cıkıp sabah dokuzda gittiğim dil kursu bir yandan arkadaşlarımla eğlendiğim bir hayatım var.Okuyorum,çalışıyorum,eğleniyorum,içiyorum ,yoruluyorum , uyumuyorum karşılıgında maddi olmasa da belki manevi bir sürü güzel dolu yatırım yapıyorum.Hala istedigim yerde hayatta değilim belki ve güzel hayatımda yok,bir seyler sürekli boka sarıyorda olabilir umrumda değil yanan kağıdı neresinden tutsam söndürsem yanmıs kısımla kendi sanatımı icra etsem kar . Yapmaktan zevk aldıgım seylerinden peşinden gittiğim sürece biliyorum hayallerim bir yerlerde beni bulucaklar onlar sadece onlara koşmamı bekliyor.Bu fazla hayalperest bir yazı oldu galiba bence değil. Hayalperestlik yattığımız yerden hayal kurmaktır ben hareketten bahsediyorum.Çok ütopik hayallerimiz olup çok şeyde isteyebiliriz hayal bu parayla degil tabi isticem.Çok hayalperestsin diyenlere kulak vermeyin onlar kendilerini dertlerine teslim edip evrenin yavaş yavaş verdikleriyle yetinen tiplerdir. Mesela sen milyonlara çalmak istersin seversin müziği uğrasırsın milyonlara çalmasanda kendi kitlen oluşur ve belki de bu milyonlara çalmadan daha iyidir senin için. Dünyanın dönme hızı yavas geliyorsa al eline sen döndür.Yine çok konuştum değil mi ya neyse susuyorum daha çamaşır yıkacagım .
                                   
                                               

21 Şubat 2016 Pazar

koşmaktan korkuyorum

 


    Korkuyorum .Güçlü olmaktan,güçlü gözükmekten ...
Yaşadığım yerden korkuyorum,çabalamaktan çok korkuyorum.Ne zaman çabalasam boşa koştuğumu fark etmekten korkuyorum. Koşuyorum düşüyorum yere bakıyorum,göğe bakmak  için bir daha kalkıyorum.Bu sefer başka koşuyorum.Tekrar tekrar tekrar...
İlk kez dün bıraktım kendimi sokağa baktım cumartesi kalabalığına "napıcam ben?" dedim. Çok çaresizim,sarılacağım insan yok elimden tutan çok . İnsanların suratlarına baktım ,gözlerine dudak kımıldatışlarına,mekanlardan gelen sesler "anlıkta olsa unut hayatı"der gibi bağrıyordu.Arkamı döndüm bana bakan biri, elini tutup geceyi atlatmalık bu boyuttan çıkmalık bir eli tutsam gitsem peşinden dedim. Sonunu düşünmesem yarını unutsam geleceği?
        Yapmadım. Yürüdüm insanları devire devire yine koştum.Bu sefer neye kosugumu bilmeden
koşcak bir yerim olmadan.Telefona baktım,kapattım. Çöktüm yere, kordona vurdum kendimi ayağıma vuran dalgalar "bitmedi devam et ,bak kalk" der gibiydi.
      Ertesi gün yeni bir başlangıca uyandım bu sefer koşmadan belki de tek sorunum koşmak?
Bir şeyler için sürekli çabalamak, kendimi yormak pahasına akan düzene en son sıradan yetişmek derdimdi benim ,

28 Ocak 2016 Perşembe

iki yol birkaç yanlış




             İstediği şeyleri başaran hırslı insanlar başarılı insanlar bir tutam şansla
yollarıa yol katan dağları aşan insanlar. Ya ben ? İki sene öncesine kadar tembeldim . Bunu kabulleniyorum çünkü hayallerimi gerçekleştircek konumda değildim. Çıktım konumdan durma dedim koş,saldır açık tut kendini her yeniliğe . Koştum çabaladım,gelişmek için hayallerimi gerçekleştirmek için daha çok baştayım.Ama yoruldum bir adım ilermemiş gibiyim? Daha da boş insan olmuş gibi,odamdan hiç çıkmasam hayallerim daha ulaşılabilirmiş gibi,
1114 km ilerideki odama geri dönüp pes etmeliymişim gibi , sonra bir ses yanlış yollardan gittin denedin yanıldın öğrendin tanıdın şimdi zamanı gitme diyor. Bu şehir beni yordu anne.Bu kadarı fazla geldi. İnsanlar,ağaçlar yer bile nasıl dayandığımı soruyordu. Haklılardı dayanamadım artık. İnsanın her istediği aynı anda olmuyormuş.
               Şİmdilerde birinden hoşlanıyorum. Nerde o kendine güvenip elde eden Ben?
Güvensizliğimden itiyorum,uzaklaştırıyorum hem zaten vaktim yok ki benim böyle şeylere değil mi ?
Napıyoruz biz böyle kendimize? Tutturmuşuz bir kemikleşmiş iyi insan hayatının peşinden gitmeye onu amaç belleyip o amaç olana kadar tüm tutkularımıza sevdiklerimize vakit ayıramamaktan yaşıyor musun yan koltukta oturan Ahmet Abi ? Yaşamıyorsun yaşamıyoruz. Yanlış şeyleri doğru kabullenip büyüyoruz büyüyemiyoruz daha doğrusu.

22 Haziran 2015 Pazartesi

duygulara teslim olma onları izle

             
                  Bu dizi başlığını çok sevdiğim bir kadının yazısında gördüm.

Duygulara teslim olma onları izle.Çok sevdiğim bu kadın ve onun erkeği mükemmel bir çiftti benim için.Bu kadar özgür bir kadın bile aşkı vardı.Özgür kadınlarının erkeği aşkı olmaz algısı vardı bende.Bu fotoğraf karesi bu algımı sorgulatmamı sağlamıştı ve yanılmadım.O güzel gözüken kare meğer çatırdıyormuş kendi içinde ve sonu söylememe gerek ikisinide tanımam okurum izlerim bakarım sadece ve ikiside başarılı iki insan mutlu olurlar umarım.
                   
                Güzel ve özgür kadınlar tektir aslında çok kalabalık dünyalarında tek
olmak zorundadırlar.Bunu kendileri yapar yaratır izin vermezler.Bugün kahve falımda bana "sen izin vermiyorsun güzel ve uzun bir ilişkiye" dedi.Haklıydı galiba.Ben hep başkalarına suç attım ya da daha ruh eşimi bulmadığımı düşündüm.Öyle değildi galiba.Duygularla yaşamak hep beni korkuttu duygular kontrolü elinden alır bocalarsın mantık yavaş yavaş devre dışı olur.Dünyanın sonu gelmez kontrol gider bir kere. Harika günlerin tamamlanmış duyguların olur güzel anılar vs. ama olmaz işte özgür kadına bu yetmez. O bir yerde yalnızlığı tutkular buna ihtiyacı vardır.
               
                Bana gelirsek daha çok yolum var ben çok fazla hayali olan çok küçük
olmasa da küçük bir kızım.Umudunu hiç kaybetmeyen ne kadar zorlansada uzakların hayalini kuran bir kızım.Özgür çok fazla özgür tek bir kız.Her gün kalıp insanlarla yüzleşen imkanlarını sınırlarını zorlayan bir gün sınırları deleceğini düşünüp bilen bir kız.Vazgeçmeyen çabalamaktan hayal kurmaktan bıkmayan biriyim ben.Zenginlik gibi ıvır zıvır istekler umrumda bile değil tek isteğim yolda olmak.
         
                9 ay öncesine kadar everestin tepelerindeymiş gibi güzel bir aşk sandığım
şeyin içindeydim.Olmadı . Şuan baktığımda iyiki olmadı zorda olsa kopabilmişim dedim.Şimdilerde içim bomboş odaklandığım şey bambaşka.Geçen gün birisi sarılıyorken "hayatım" dedi.Korktum.İnsanlar başka kelimelerden ya da şeylerden korkar.Bağlanmak aşk sanılan şeyi uzun süre yaşamak birbirine karşı sorumluluklu olmak bunlar korkutucu sarılmak çok güzel ama bunlara değer mi?


               Benim yolum belli küçük kız çocuğu olduğum andan itibaren.
Hep ileriye bakarak büyüdüm.Hep uzakları düşledim.Uzakları yürümeyi düşleyerek katlandım çoğu şeye.Şimdi de öyle çok hatam oldu.Beceriksizliklerim,yanılgılarım tüm hatalarım duygularıma teslim oduğu anda oldu.Şimdi eve döneceğim evim benim dinlendiğim yer.Küçükken yaptığım gibi duvarın köşesine tüneyeceğim karanlıkta sadece kendimi dinleyeceğim.Başkalarının saçmalıklarından uzaklaşıp.Özümü hatırlayacağım.Kendi duvarlarımda yeni duvarıma yeniden inşa edeceğim ve yeniden koşacağım.Tüm kalıp insanları saçma kalabalığı düzeni delerek bu senem saçmalamakla basit kız çocuğu gibi ağlamakla geçiip gitse de çok şey öğrendim ve yeni senem öyle olmayacak.Kontrol hiçbir zaman benden çıkmayacak çünkü bir daha asla duygularıma teslim olmayacağım sadece onları izleyeceğim.
           

19 Haziran 2015 Cuma

Riverside





     Bir dumanı kovuşturduğumuz gibi kovuştursak kalabalığı.
     Kaçı bilir sessizliğini kaçı okuyabilir ellerindeki yalnızlığı.
     Koşmak veya yürümek kapatır içindeki sesi.
    Yürürsün yürüdükçe kaçarmışçasına hiç dönmeyecek gibi ya da ardından gelmeyecek gibi .
    Bu sefer adımların hesap sorar sana vurur yüzüne.
    Sıkılmadın mı insanların duygularındaki transparanlıktan


    Hepsi bilgeç hepsi çok konuşur hepsi hiçbir şey bilmezken sen hakkında bir şey öğretir
    Ya da öyle sanar
    Çabalarsın istersin kalabalığı yırtarsın
    Donuk bir maske gülümsemen olur
   

   Bazen bir babayla bazen bir ölümle bazen bir hayalle yüzleşirsin
   Bir şekilde geldik ve yürüyoruz kimimiz koşuyor
   Kalıplaşmışı oynaman beklenir
   Başta sorgularsın çok fazla sonra yenik düşersin
   Sorgula
   Saygın insanlar her zaman haklı değildir hiçbir zaman
   Sokakları sev orası hala gerçek
   Çok bilindik konuştum yine.
   Gökyüzü sahte ama gökkuşağı hala çocuk